Ara
  • Bülent Eryüksel

Kendimi Çok Yorgun Hissediyorum - Tükenmişlik Sendromu mu Yaşıyorum?

Güncelleme tarihi: 18 Tem

İş yerinde herşeyi eleştiriyor musunuz? Herşey size batıyor mu? İşe başlamakta çok zorluk çekiyor, müşterilerle, meslektaşlarınızla veya amirlerinizle olan ilişkilerde çok mu zorlanıyorsunuz? Konsantre olmakta güçlük çekiyor, yaptığınız işten tatmin duymuyor musunuz? Uyku düzeniniz bozuk, iş stresini azaltmak için fazla alkol, yiyecek veya ilaç mı tüketiyorsunuz? Sebebi açıklanamayan başağrıları, mide bağırsak problemleri veya diğer fiziksel yakınmalarınız mı var? Bu soruların bazılarına cevabınız evet ise siz de tükenmişlik sendromu yaşıyor olabilirsiniz.


Tükenmişlik kavramı 1970 lerde Amerikan psikolog Herbert Freudenberger tarafından gündeme getirilmiştir. Freudenberger tükenmişliği insanlara yardım eden doktor, hemşire gibi mesleklerdeki yoğun stresin sonucu oluşan aşırı yorgun hissetme ve başa çıkamama hali olarak tanımlanmıştır. Günümüzde ise bu terim sadece başka insanlara yardım eden ve fedakarlık gerektiren mesleklerle sınırlı olmadan tüm çalışma kolları için kullanılmaktadır. Tükenmişlik Sendromu (Burnout Syndrome) WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından ICD 11 (Hastalıkların Uluslararası Sınıflaması)’de tıbbi bir hastalık olarak değil de mesleki bir fenomen olarak tanımlanmıştır. Birçok uzman tükenmişlik sendromu denilen kavramın arka planında depresyon olduğunu düşünmektedir. Bir tıbbi hastalık olarak tanımlanmasa da tükenmişlik sendromu ruhsal ve bedensel iyilik halini olumsuz etkileyen, araştırılması ve çözüm yolları aranması gereken bir durumdur.


ICD 11’de tükenmişlik iyi yönetilemeyen kronik iş stresi ile ilişkili bir sendrom olarak kavramsallaştırılmıştır. Sadece iş ile ilgili olarak tanımlanmıştır, hayatın diğer alanlarındaki stres bu tanımın kapsamı dışındadır. Tükenmişlik sendromu üç boyutlu olarak tanımlanmıştır.

· Enerji azalması ve tükenmiş hissetme

· Mesleği ile ilgili mental bir mesafe oluşması, işe karşı negatif ve olumsuz düşünceler besleme

· Mesleki etkinliğin ve üretkenliğin azalması


Tükenmişlik sendromunda görülen semptomlar depresyon ve anksiyete bozukluğu gibi ruhsal hastalıklarda da görülebilmektedir. Ayrıca yorgunluk vetükenmişlik hissi farklı fiziksel hastalıklar veya kullanılan ilaçlara da bağlı olabilir. Bu nedenle direk tükenmişlik sendromu diye adlandırmadan önce kişiler bir doktor tarafından değerlendirilmeli ve altta yatan bir hastalık olup olmadığı araştırılmalıdır.


Aşırı yorgunluk, kendini kötü hissetme ve azalmış performans depresyonda da görülür. Fakat tükenmişlik sendromundaki bazı bulgular bu sendroma özeldir ve iş ile ilgilidir. Depresyonda ise negatif duygular ve düşünceler sadece iş ile ilgili değil, hayatın tüm alanlarında vardır. Depresyonda ayrıca düşük özgüven, umutsuzluk ve intihar düşünceleri de olabilmektedir. Tükenmişlik sendromu ile depresyonun birbirinden ayırt edilmesi çözüm planı açısından çok önemlidir. Depresyonda olan bir kişinin sadece işyeri ve iş içeriği ile ilgili yapılacak düzenlemeler, iş yoğunluğunun azaltılması, bir süre ara vererek tatile çıkması gibi çözümler pek işe yaramayacaktır. Depresif kişiler mutlaka bir ruh sağlığı profesyoneli tarafından değerlendirilerek ilaç ve / veya psikoterapi programı oluşturulmalıdır.


Özellikle çağımızda daha belirgin hale gelen bireyselleşme ve narsisizm kariyerinde ve sosyal yaşamında yüksek beklentileri olan tatminsiz bireylerin sayısını arttırmakta ve bu durum da tükenmişlik sendromunun daha sık görülmesine yol açmaktadır. Tükenmişlik sendromu önceleri Batı toplumlarında kullanılan bir kavram iken küreselleşme ve rekabetçi iş ortamının yaygınlaşması ile günümüzde artık tüm dünyada kullanılan bir kavram haline gelmiştir. Çalışan toplam nüfusun yaklaşık % 4-7 sinde tükenmişlik sendromunun olduğu tahmin edilmektedir.


Tükenmişlik sendromunda kişiler kendilerini güçsüz ve yetersiz hissederler. Tükenmişlik sendromu oluşana kadar olan süreçte kontrolü kaybetmiş gibi hissetmiş olabilirsiniz, fakat bu bundan sonra kontrolü sağlayamayağınız anlamına gelmez. En azından aşağıdakileri yapmaya başlayarak bir adım atabilirsiniz;


Önceliklendirme yaparak hangi işlerin öncelikli olduğu, hangilerinin bekleyebileceğine karar vermek yükünüzü azaltacaktır. Ayrıca işleri yeterince delege edip etmediğinizi de gözden geçirmelisiniz. Eğer işleri delege edebilecekken bunu yapmıyorsanız mükemmelliyetçilik ve herşeyi aşırı kontrol altında tutma isteğiniz olabilir. Bu durum çok rahatsız edici bir boyutta ise bir ruh sağlığı profesyonelinden yardım alınabilir.


İşi işte bırakabilmek de tükenmişlik sendromu ile baş etmekte çok önemlidir. İş sonrası dikkatinizi dağıtacak ve size rahatlatacak aktiviteler bulmanız gerekmektedir. İş arkadaşlarınızla iş sonrası bir yerlere gidip yine işlerden konuşmak yorgunluğunuzu arttırır. İş arkadaşları ile çıkışta gidilen bir kafe veya bar da çoğunlukla iş konuşulur. Bunun yerine farklı sosyal çevreden farklı insanlarla bir araya gelmek, farklı konular üzerine konuşmak sizin için daha rahatlatıcı olacaktır. Spor, yoga, meditasyon gibi dinlendirici aktivitelere yönelmek de tükenmişlik sendromuna girmenizi önleyici rol oynar. Ayrıca yaygın inanışın aksine alkol tüketimi rahatlamak için bir çözüm değildir. Genelde filmlerde gördüğümüz eve gelip bir bira veya bir kadeh viski içerek rahatlama tablosu genelde çalışmaz. Çoğunlukla bir kadehte kalınmaz ve rahatlamanın aksine ertesi gün daha yorgun olmanıza ve uzun süreli tüketimde de kilo alımı, karaciğer yağlanması, diyabet, gastrointestinal hastalıklar gibi kronik hastalıklara yol açacaktır.


Sağlıklı beslenme, diyet ve egzersiz tükenmişlik sendromundan çıkmanızda size yardımcı olacaktır. Zaten tükenmiş ve yorgun bir kişi nasıl egzersiz yapacak diye sorabilirsiniz. Egzersiz uzun süreli ve yoğun olmak zorunda değildir. Küçük bir başlangıç , beş on dakikalık bir yürüyüş bile kısır döngüyü kırmanız için önemli bir başlangıç olacaktır. Bazen yoğun iş stresine bağlı duygusal aşırı yemek yeme görülebilmektedir. Eğer yemek yeme alışkanlığınızı düzeltemiyor ve aşırı kilolu iseniz bilişsel davranışçı terapi yöntemleri size yardımcı olabilir. Aşırı tüketime yolaçan düşüncelerinizi keşfederek bunların yerine daha işlevsel düşünceler oluşturabilir ve sağlıklı yeme alışkanlığı kazanabilirsiniz.


Tükenmişlik sendromunun oluşumunda iş ile ilgili işlevsel olmayan bilişsel çarpıtmalar da rol oynamaktadır. Çoğu zaman sahip olduğumuz yetenekleri ve kapasitemizi gerçekte olduğundan daha az tahmin ederiz. Bazen iş ortamında hep olumsuza odaklanır olumlu şeyleri gözardı ederiz, genellemeler yapar yetersiz olduğumuz hissine kapılırız veya düşünce okuyarak yöneticimizin bizim hakkımızda olumsuz düşündüğünü varsayarız. Bu durumların farkına tek başına varmanız kolay olmayabilir. Örneğin yöneticinizin iyi niyetle verdiği olumsuz bir geribildirimden yola çıkarak beni yetersiz buluyor ve yakında işten çıkarılacağım gibi gereksiz bir düşünceye kapılabilirsiniz. Bu düşünce de stresinizi arttırıp iş performansınızı olumsuz etkileyebilir. Yaptığınız çok başarılı projeleri gözardı ederek tek bir projenizdeki başarısızlıktan genelleme yaparak yeteneksiz olduğunuzu düşünebilirsiniz. Bu tür düşünce hataları tükenmişlik sendromunun arka planında oldukça önemli rol oynamaktadır. Eğer iş yaşamında kendinizle ve çevrenizle ilgili düşünceler sizi çok zorluyorsa yine bir ruh sağlığı profesyonelinden yardım alabilirsiniz. Düşünce hatalarınızın farkına varmak duygu ve davranışlarınızın olumlu yönde değişmesinde size yardımcı olacaktır. Kendimiz ve çevremiz ile ilgili düşüncelerimiz her zaman da yanlış olmayabilir. Bazen de gerçekten donanımımız yetersiz olabilir veya işin doğası bize uygun değildir. Bu durumda da çözüm yolları üzerine kafa yormalıyız. İş ile ilgili sorunların çözümü için yöneticiniz ile açık olarak konuşmak her zaman en iyi yoldur.


Eğer tüm çabalarınıza ragmen iş yoğunluğunuz ile başedemiyor ve tükenmişlik sendromu yaşıyorsanız bu durumda iş değiştirmeyi düşünebilirsiniz. Unutmayın, iş değişikliği en son başvurulacak çözümdür. Eğer altta yatan depresyon, anksiyete bozukluğu gibi bir ruhsal hastalığınız varsa veya düşünce yanlışlarınız tükenmişlik sendromuna yolaçıyorsa, yeni işinizde de aynı sorunları yaşamanız yüksek olasılıktır. O nedenle radikal adım atmadan önce mutlaka bir ruh sağlığı profesyoneli ile durumunuzu değerlendirmelisiniz.

7 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Arnavutköy’de bir barda akşamüstü oturmuş arkadaşlarımla sohbet ederken bir yandan da çevreyi gözlemlemekteyim. Bizim masamızda da, kulak misafirimi olduğum diğer masalarda da konuşmaların çoğunun içe

Bir çoğumuz yeme davranışımızın bilinçsizce yapılan bir davranış olduğunu düşünse de aslında yeme davranışımızı düşünerek ve bilinçli olarak oluştururuz. Bu nedenle yeme davranışımızı kontrol etmek de

‘Sapere Aude’ (Aklını kullanma cesaretini göster) Horatius Erich Fromm ‘ Sahip Olmak ya da Olmak’ isimli kitabında ‘Sahip olmak’ ve ‘olmak’ olgularını birbirine karşıt iki varoluş biçimi olarak tanıml

wpgif.gif