top of page
IMG_2547.jpg

Dr. Bülent Eryüksel

Tıp Doktoru, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans , Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı

İstanbul’da doğdum. 1986 yılında Kabataş Erkek Lisesinden, 1992 yılında da Marmara Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesinden mezun oldum. Uzmanlık eğitimimi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AB dalında tamamladım. Ardından insan psikolojisine olan ilgim beni klinik psikoloji alanında uzmanlaşmak için motive etti ve Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Anabilim Dalında yüksek lisansımı tamamladım. Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimimi Amerika Birleşik Devletleri'nde bu kuramın temellerini atan ve geliştiren Dr. Aeron Beck'in Enstitüsünden aldım. Halen part time öğretim üyesi olarak çalışmaktayım.

Akademik ilgi alanlarım; kronik hastalık psikolojisi, yas ve kayıp süreçleri, kayıp sonrası psikolojik yeniden yapılanma, ayrılık ve boşanma gibi ilişkisel kayıplar ile gelişimsel ve durumsal yaşam geçişlerine psikolojik uyum konularını kapsamaktadır. Bu alanlarda bireyin anlamlandırma süreçleri, kimlik yeniden yapılanması ve duygusal düzenleme mekanizmaları üzerine akademik çalışmalar yapmaktayım.​

hakkımda
iletişim

İletişim
 

Mesajınız için teşekkürler.

Son Yazılarım

Gidenler, Kalanlar ve BizAyrılıklar, geçişler ve dönüşüm üzerineYas ruhun kırık kemiğidir.Başta üstüne basamayız.Ağırlık taşıyamayız.Denge kaybolur.Sonra yavaş yavaş iyileşme başlar. Ama kemik eskisi gibi olmaz — genellikle kırıldığı yer daha kalın ve daha dayanıklı olur.Yas da bizi eski halimize döndürmez. Bizi başka bir versiyonumuza dönüştürür.Burada amacımız 'hiç kırılmamış gibi yapmak' değil. O kırığın etrafında yeni bir denge kurmak.Yas = Bağ kurduğumuz bir şeyin artık eskisi gibi olmamasına verdiğimiz biyolojik, psikolojik ve ilişkisel tepkidir.Yas sadece ölüme verilen tepki değildir.Şunlar da yastır:Ayrılık / boşanmaHastalık sonrası eski bedenin kaybıGençliğin, gücün, rolün kaybıTaşınma, göçEbeveyn olamamakEmeklilikÇocukların evden ayrılmasıKimliğin bir parçasının değişmesiYas zayıflık değil, bağ kurabilmiş bir sinir sisteminin verdiği tepkidir.Yas Neden Bu Kadar Ağır? – Bağlılık BeyniYasın temeli bağlanma sistemidir. İnsan beyni bağ kurarak hayatta kalmak için evrimleşmiştir.Sevdiğimiz kişi/rol/kimlik güvenlik düzenleyicisi olur, stresi düşürür, kimliğimizi organize eder.Kaybedince sadece kişiyi değil; düzenleyici sinir sistemi desteğini, kimlik parçasını ve gelecek hayalini de kaybederiz.Beyinde Yas Sırasında Neler Oluyor?Yas nörobiyolojik bir süreçtir.Bağlanma sistemi (oksitosin–dopamin): Beyin kaybı kabul edemez, aramaya devam eder.Ağrı sistemi: Sosyal kayıp fiziksel ağrı devreleriyle benzer bölgelerde işlenir.Stres sistemi (kortizol): Uyku, dikkat ve hafıza etkilenir.Yas döneminde beynin tam kapasite çalışmaması bir bozukluk değil, iyileşme sürecidir.Yas Neden Bağımlılık Gibi Hissedilebilir?Sevdiğimiz kişi dopamin ve oksitosin sisteminin parçasıdır.Kaybınca beyin yoksunluk yaşar.Hatıralara dönme, takıntılı düşünme ve bırakmakta zorlanma bağ sisteminin sökülme sancılarıdır.Bağlılık (Attachment) Nedir?Bağlılık, iki kişinin birbirine duygusal olarak düzenleyici olmasıdır.Sağlıklı bağlılıkta:- Yakınlık güven verir- Ayrılık üzücü ama tolere edilebilir- Kimlik sadece ilişkiye bağlı değildir- Diğer kişi hayatın parçasıdır, tamamı değil- Sevgi, seçmeye devam etmektirBeyinde oksitosin, dengeli dopamin ve düzenleyici prefrontal korteks aktivitesi görülür.Kişi şunu hisseder: 'Onsuz zor ama ben var olmaya devam ederim.'Bağımlılık Benzeri Bağlanma Nedir?Bağımlılıkta ilişki, duygusal düzenleme aracı değil, duygusal kaçış aracıdır.Özellikleri:- Onsuzluk panik yaratır- Yalnızlık değil boşluk hissi vardır- Kimlik çöker- İlişki acı verse bile kopulamaz- Kişi değil, his bağımlılığı vardırBeyinde yüksek dopamin ödül döngüsü, yoksunluk benzeri aktivasyon ve artmış stres sistemi görülür.Kişi şunu hisseder: 'Onsuz kim olduğumu bilmiyorum.'Temel FarkBağlılık: 'Seni seviyorum ama ben de varım.'Bağımlılık: 'Sen yoksan ben de yokum.'Yas Sürecinde Neden Karışır?Kaybın ilk döneminde her sağlıklı bağ geçici olarak bağımlılık gibi hissedebilir. Beyin oksitosin, dopamin ve güvenlik kaybı yaşar; bu nedenle yoksunluk tepkileri görülür.Bağlılık Yası ve Bağımlılık Yası Arasındaki FarkBağlılık Yası:- Acı zamanla şekil değiştirir- Kimlik yeniden kurulur- Anılar taşınabilir- İlişki içselleştirilirBağımlılık Yası:- Acı çözülmez ve donuklaşır- Kimlik kayıp kişi etrafında donar- Anılar saplantıya dönüşür- İlişki zihinde canlı tutulmaya çalışılırYas = Unutmak Değil, Beynin Yeni Harita YapmasıBeyin gerçeği öğrenmeye çalışır. İnkar ve arama davranışı doğaldır.Yasın amacı bağı silmek değil, bağın şeklini değiştirmektir.Fiziksel varlık, içsel bağa dönüşür. Yas Düzgün Bir Çizgi Halinde İlerlemez•Yas doğrusal değildir.•Bazen iyi hissetmek yasın bittiği anlamına gelmez.•Bazen kötüleşmek gerileme değildir.•Zihnin sürekli geçmişe gitmesi patoloji değil, beynin kaybı işlemeye çalışmasıdır.•Güçlü görünememek zayıflık değildir.•Yorgunluk yasın parçasıdır.•Duyguların gelmesi bozulmak değil, çözülmenin başlamasıdır.Yas ve Suçluluk duygusu•Daha fazlasını yapmalıydım düşüncesi yasın doğal parçasıdır.•İyi hissetmek ihanet değildir.•Devam etmek unutmak değildir.•Acının sürmesi sevginin kanıtı değil, sinir sisteminin adaptasyon sürecidir.Yas ve Kimlik •Şu an kendini tanıyamamak geçici olabilir.•Eski sen geri gelmeyebilir ama yeni bir sen oluşabilir.•Yas bir parçayı alır ama derinlik ve empati gibi yeni kapasiteler bırakabilir.Yas ve Umut •Acı azalmaz, taşınabilir hale gelir.•Kaybın izi silinmez ama hayatın tamamı olmaktan çıkar.•Yas kalıcı bir yara değil, kalıcı bir bağa dönüşebilir.•Beyin değişime uyum sağlayabilir.Yasın amacı acıyı yok etmek değil, kayıpla yaşayabilecek bir sinir sistemi kurmaktır.Yas, sevginin yokluğu değil, sevginin yön değiştirmesidir.Amacımız kaybı silmek değil; onunla yaşayabileceğimiz yeni bir iç düzen kurmaktır.

© 2020 by Dr. Bülent Eryüksel. All Rights Reserved.

bottom of page