Ara
  • Bülent Eryüksel

Modern Zamanlarda Yeni Dalga İlişkiler

Güncelleme tarihi: 11 Eyl

Arnavutköy’de bir barda akşamüstü oturmuş arkadaşlarımla sohbet ederken bir yandan da çevreyi gözlemlemekteyim. Bizim masamızda da, kulak misafirimi olduğum diğer masalarda da konuşmaların çoğunun içeriği tahmin edebileceğiniz gibi ilişkiler üzerine. Alkolün sosyal sınırlamaları hafifletici etkisi ile de herkes içini dökmekte. Bazılarımız ideal bir ilişki formülü üretmeye, bir türlü rastgelemediği ve bir gün bulacağına inandığı ideal sevgilinin ve ilişkinin tanımını yapmaya uğraşmakta, bazılarımız ise geçmiş ilişkilerinde yaşadığı hayal kırıklıklarını tekrar yaşama korkusu ile ilişkilere fazla değer atfetmenin anlamsızlığından, gelip geçici ilişkilerle teselli bulmanın en doğrusu olduğundan bahsetmekte. Genellikle kadınlar, erkeklerin seks ve haz odaklı olup duygusal ilişki ve bağlılık geliştirmekte zorlandıklarından şikayet ederken, erkekler de kadınların çok fazla ilgi beklediği, bir süre sonra cinselliğin ikinci plana itildiği ve sahiplenmenin sıkıcı boyuta ulaştığından yakınırlar. Genel kanı erkeklerin ikiyüzlü ahlak normlarının kendilerine tanıdığını düşündükleri serbesti alanı içerisinde olabildiğince çok ve cinselliğin ön planda olduğu ilişki yaşamak arzusu içindeyken, kadınların ise toplumsal baskının da etkisi ile duygusal bağın güçlü olduğu istikrarlı bir ilişki beklentisi içinde oldukları yönündedir. Peki kadının daha çok duygu odaklı, erkeğin ise daha çok cinsel haz odaklı olduğu varsayımı ne kadar geçerlidir? Fizyolojik olarak erkeklerin daha kolay uyarılabilmesi, kadın cinselliğinin ise daha karmaşık ve uyarılmanın duygusal bağlanma da gerektirmesi bu varsayımın temel dayanak noktasıdır. Fakat değişen üretim ilişkileri, dijital iletişimin artması ve kadının toplumsal rolünün değişimi ile birlikte bu genellemenin giderek değiştiğine inanmaktayım. Artık kadınlar da cinselliğin ön planda olduğu farklı ilişki modellerinin arayışı içindeler. Evlenme sayısının her yıl giderek düşmesi ve boşanma oranlarının artması geleneksel ilişki modellerinin değiştiğini göstermekte. Bu yeni dönem için ‘Yeni Dalga İlişkiler’ kavramından bahsedebiliriz. İlişkiler için ‘Yeni Dalga’ (Nouvelle Vague) kavramını kullanırken 1950 lerin sonlarından 1962’ye kadar uzanan dönemde François Truffaut, Agnes Varda, Claude Chabrol, Alain Resnais, Jean-Luc Goddard gibi sinemacıların geleneksel burjuva kalıplarının dışına çıkan yeni bir sinema akımı başlatmalarından esinlendim. Günümüzde de giderek daha fazla sayıda bireyin alışılagelmiş ilişki modelini reddederek yeni ilişki modellerine doğru yönelildiğine tanık olmaktayız.

Yeni dalga ilişkiler olarak adlandırdığım bu ilişkilerin en temel özelliği uzun süreli bağlanma beklentisinin olmaması diyebiliriz. Ekonomik özgürlüğünü kazanmış bireyler bağ kurma ihtiyaçları olsa da bunu tek bir vücut haline gelerek ve özgül hayatlarından karşılıklı taviz vererek yaşamak istemiyorlar. Ayrıca bağlanmanın ve uzun süreli ilişki beklentisinin gerçekleşmeme durumunda getireceği hayal kırıklığının olası yıkımından kurtulmak için de alternatif ilişki modellerine yöneliyorlar. Bu alternatif ilişki modelleri artık bazı başlıklar altında toplanmış durumda. Sıklıkla karşıma çıkan tanımlamalar ‘ Friends with Benefit’, ‘ Fuck Buddy’ , ‘ Love Buddy’ , ‘Sense Buddy’, ‘ One Night Stand’ dir. Bu tanımlara aşağıda kısaca değineceğim. Aslında her ilişki biriciktir ve tam bir tanımlamasının yapılması güçtür. Çoğu zaman başlayan yeni bir ilişki spontan olarak bu tanımlardan birine oturmakta ve zaman içinde de diğer tanımlara evrilebilmektedir. Bu tanımlamalardan bahsetmemin sebebi sizin de yaşadığınız ilişkilerin sıklıkla veya ağırlıklı ne tür bir ilişki veya ilişkiler birleşimi olduğunu keşfetmenize yardımcı olma isteğim. Bu ilişkiler için iyi kötü, doğru yanlış tanımlaması yapmak mümkün değildir. Herkes özgürce ihtiyacı olan istediği ilişki modelini yaşamalı ve sonuçlarının bireysel sorumluluğunu üstlenmelidir diye düşünüyorum.

‘Friends with Benefit’ kavramı 2011 yapımı bu ismi taşıyan ve yönetmeliğini Will Gluck’un yaptığı ve Türkçeye ‘ Arkadaştan Öte’ ismi ile çevrilen film sonrası popüler olmuştur. ‘Friends with Benefit’ kavramı cinsel birliktelik de içeren arkadaşlık anlamında kullanılmaktadır ve herhangi bir romantik bağlanma veya vaat olmasızın iyi iki arkadaşın aynı zamanda birbirlerinin seks partneri olması kastedilmektedir. ‘Fuck Buddy’ kavramı ise dışarıda vakit geçirmeden ve derin arkadaşlık geliştirmeden sadece yatakta bir araya gelmek olarak özetlenebilir. ‘One Night Stand’ ise tek gecelik ve sonrasında görüşmenin olmadığı seks ilişkisi olarak tanımlanabilir. ‘Sense Buddy’ cinsellik olmaksızın sadece yoğun duygusal paylaşımın olduğu ilişkiler için kullanılan bir kavramdır. ‘Love Buddy’ ise ‘Fuck Buddy’ tarzı ilişkinin biraz daha genişletilerek içine duygunun da katıldığı ve yine vaat içermeyen ilişki modelidir. Bireyler ilişkilerini kurarken çoğunlukla bu kavramların farkında olmadan ve plansız olarak bir ilişki modeli geliştirirler. Bu model her iki kişinin ruhsal ihtiyaçları ve kişilik özellikleri ile çoğu zaman otomatik olarak süreç içerisinde kendiliğinden belirlenir. Bazen de bir tarafın istediği bir model iken diğer taraf için ise ilişkiyi sürdürmek için katlanılan bir durum da olabilmektedir. Aslında tüm bu yeni dalga ilişki modellerinin herbiri bir bağlanma şeklini temsil etmektedir.

Kişilerarası bağlanma fiziksel, entellektüel, duygusal ve sosyal alanları içermektedir. İki kişi arasındaki ilişkinin sürdürelebilir olması için bu alanların belirli oranlarda doyurulması beklenir. Bir ilişkide tüm bu alanların tam dolu olabileceği fikri fazla bir beklentidir. Kişiler ihtiyaçlarına göre bazı alanlardaki beklentilerini daha gerçekçi düzeye çekerek veya bir alandaki yoğun doyum ile diğer bir alanı telafi ederek ilişkilerini sürdürürler. Örneğin sosyal olarak sınırlı fakat cinsel ve entellektüel olarak doyurucu bir eşin sosyal sınırlılıkları gözardı edilebilir. Bu alanlar arasında denge oluşturmak ve karşılıklı beklentileri karşılamak için ilişki içindeki her iki tarafında çaba göstermesi ve belirli tavizler vermesi beklenir. Yeni dalga ilişki modellerine baktığımızda genellikle bu bağlanma alanlarından birini esas aldığını ve böylece diğer alanları geliştirme çabasından kaçındığını görmekteyiz. Örneğin ‘Fuck Buddy’ tarzı ilişkide bağlanma modelinde sadece fiziksel boyuta odaklanılmakta, zorlanma getireceği düşünülen duygusal, sosyal ve entellektüel alanlar dışarıda bırakılmaktadır. ‘Friends with Benefit’ ilişki modelinde ise duygusal bağlanma çabasına katlanılmadan seks ve yalnızlığın giderilmesi için arkadaşlık unsurları ön plana çıkmaktadır. Hâlbuki insanın fiziksel, entellektüel, duygusal ve sosyal ihtiyaçları birbiri ile ilintili ve birbirini besleyen unsurlardır. Bu unsurlardan biri gözardı edildiğinde diğer alanlarda da sorunlar başlar. Örneğin sosyalleşmeyen bir insanın bir süre sonra duygulanımı farklılaşabilir, diğer kişilerden geribildirim almadığı için kendini algılamada fazla subjektif olabilir veya bir süre sonra cinsel motivasyonu azalabilir.

Dijital iletişim ve getirdiği ilişki modelleri modern çağ insanın hayatında yadsınamaz bir gerçekliktir ve hayatımızda daha uzun süreler evrilerek varolacak gibi durmaktadır. Bu nedenle naif bir nostalji duygusu veya klasik normları referans alarak yeni dalga ilişki modellerine indirgeyici bir bakış açısını doğru bulmuyorum. Bu ilişkiler sonrasında yaralı ve sorunlu bireyler ortaya çıktığı iddiasını ne kadar gerçekçi ve kanıta dayalıdır? Değişen dünya düzeni ile birlikte, yeni dalga ilişkileri ve dijital platformun duygusal ilişkiler ve insan psikolojisine olan etkisini değerlendirirken, sığ ahlak normları ile değerlendirmek yerine, konuyu felsefi, sosyolojik, psikolojik, ekonomik ve antropolojik çok yönlü bakış açıları ile ele almamız gerekmektedir.

Artık ilişkilerin büyük çoğunluğu dijital platformlar üzerinden başlamaktadır. Benim çocukluğumda (1970 ve 80 ler) hayatla ve birbirimiz ile kurduğumuz ilişki daha direk ve nesneler üzerindendi. Uzaktaki sevdiğinize yolladığınız bir mektup bile sizin el yazınızı, belki kokunuzu, parmak izinizi taşıyordu. Şimdi ise sevgiliye yolladığınız whatsapp mesajı sadece sanal bir dijital yazılım ürünü. Sevdiğimiz bir şarkıcının kasetini alıp dinlemekle spotify üzerinden dinlemek tabii ki birbirinden farklı duyulara hitap etmektedir. Direk iletişimde göz teması, vücut dili ve fiziksel temas devrededir, duygusal iletişim çok daha yoğundur. Bunların olmadığı, istendiğinde iletişimin kolayca kesilebildiği, duyguların kolayca, çoğu zaman fazla da üzerinde düşünmeden emojiler üzerinden aktarıldığı, birlikte göz göze olunsa söyleme cesareti gösterilemeyecek içerikleri kolayca yazma, olduğundan farklı imaj oluşturabilme imkanı, dokunma olmadan sanal seksin bile mümkün olduğu yazılı ve görsel dijital medya aracılığı ile kurulan veya sürdürülen ilişkilerin giderek yaygın hale gelmesi alışageldiğimiz flört, aşk, ilişki, bağlılık, sadakat, romantizm, duygusallık gibi kavramların yeniden tanımlanmasını da beraberinde getirmiştir. Dijital dünya bir yandan insanların ilişki alternatiflerini arttırmıştır fakat diğer yandan da fazla tercih olması insanlara seçim yapma anksiyetesini de beraberinde getirmiştir. Aynı zamanda yapılan seçimin hemen sonrasında da acaba daha iyisini kaçırıyor muyum endişesine bağlı olarak tatminsizlik ve hep bir arayış içinde olma durumu da yaşanabilmektedir. Olumlu yandan ise kişiler alternatifleri olduğunu bildiğinden ilişkilerde kendilerini daha cesur ifade edebilmekte ve ilişkide gereksiz tavizlerden kaçınarak daha fazla kendileri olabilmektedirler. Farklı kişilerle ilişkilerin bireye zorlanma getirsede duygusal gelişimine katkıda bulanacağı ve hayata karşı motivasyonunu arttıracağı gerçeğini de gözardı edemeyiz.

Bu yazıda yeni dalga ilişkileri herhangi bir önyargı veya genelleme olmadan farklı yönleri ile ele almaya çalıştım. Sonuç olarak hepimizin bir şekilde ilişki içinde olmaya ihtiyacı olduğunu söyleyebilirim. İlişkilerde hata yapmaktan korkmadan ihtiyaçlarımız doğrultusunda özgür seçimlerimizi yapabilmeli ve sonuçlarının sorumluluğunu da pişmanlık duymadan üstlenebilmeliyiz. Ancak bu şekilde varolabilir, yaşadığımızı hissedebilir ve gelişiriz.

Annesinden dayak yediği

halde, yine ‘anne’ diye ağlayan

bir çocuktur aşk

Cemal Süreya

119 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Bir çoğumuz yeme davranışımızın bilinçsizce yapılan bir davranış olduğunu düşünse de aslında yeme davranışımızı düşünerek ve bilinçli olarak oluştururuz. Bu nedenle yeme davranışımızı kontrol etmek de

‘Sapere Aude’ (Aklını kullanma cesaretini göster) Horatius Erich Fromm ‘ Sahip Olmak ya da Olmak’ isimli kitabında ‘Sahip olmak’ ve ‘olmak’ olgularını birbirine karşıt iki varoluş biçimi olarak tanıml

Ne yediğimiz ve nasıl göründüğümüz modern dünyada giderek daha önem kazanmaktadır. Günümüzde televizyonlar, radyo programları, dergiler, sosyal medya ve kitaplar sağlıklı beslenme ve diyet tavsiyeleri

wpgif.gif