Ara
  • Bülent Eryüksel

Yeme Bozuklukluğu Nedir, Yeme Bozukluğum Var mı?

Güncelleme tarihi: 29 Nis

Ne yediğimiz ve nasıl göründüğümüz modern dünyada giderek daha önem kazanmaktadır. Günümüzde televizyonlar, radyo programları, dergiler, sosyal medya ve kitaplar sağlıklı beslenme ve diyet tavsiyeleri ile dolup taşmaktadır. Günümüz insanı bir yandan moda endüstrisi ve medya tarafından çok zayıf olmanın ideal vücut imajı olarak dayatılması diğer yandan ise yiyecek endüstrisinin her türlü şişmanlatıcı yiyecek reklamları ile daha fazla ve sağlıksız besin tüketme dayatması arasında oldukça zorlanmaktadır. Bir çoğumuzun kilo ve buna bağlı diyet yapmakla ilgili sorunları olmuştur. Fakat yeme bozukluğundan bahsetmek için yemek, kilo ve beden algısı ile ilgili endişelerin ve davranışların günlük hayatımızı ciddi şekilde etkiliyor olması gerekmektedir.

Amerikan Psikiyatri Birliği Tanı Kitabına (DSM-5) göre yeme bozukluklarında kişinin sağlığını ve psikososyal dengesini bozan, süreklililik gösteren temel bir bozuk yeme davranışı bozukluğu mevcuttur. Yeme Bozuklukları DSM-5 de Geri Çıkarma, Kaçıngan/Kısıtlı Yiyecek Alımı Bozukluğu, Anoreksiya Nervoza, Bulimiya Nervoza, Tıkanırcasına Yemek Yeme Bozukluğu ve Tanımlanmış Diğer Bir Beslenme ve Yeme Bozukluğu ve Tanımlanmamış Beslenme ve Yeme Bozukluğu alarak sınıflandırılmaktadır. Yeme Bozuklukları bu konuda uzmanlaşmış sağlık profesyonelleri tarafından değerlendirilmesi gereken çok önemli bir sağlık sorunudur. Bir yeme bozukluğu olarak sınıflanmayan fakat yaygınlığı bir salgın gibi giderek artan obesite de tedavi gerektiren metabolic bir hastalık olarak ele alınmaktadır. Yaşam süresini kısaltan obesitenin etkin ve kalıcı tedavisi için diyet ve medikal tedavinin yanında psikolojik destek alınması başarı oranını arttırmaktadır. Bazı fazla kilolu kişiler diyette başarılı olurken bazıları ya diyeti tamamlayamamakta yada bir süre sonra verdiği kiloları geri almaktadır. Bu durumda, diyet başarısını belirleyen en önemli faktörün kişinin yeme tutumunu belirleyen psikolojik süreçleri olduğu aşikardır. Etkinliği bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış bilişsel davranışçı terapi (BDT) yöntemi kilo almanıza neden olan yemeğe yönelik düşünce ve davranışlarınızı belirleyerek onların yerine zayıflamanızı sağlayacak işlevsel düşünceler oluşturmanıza yardımcı olabilir. Psikolojik olarak hazır olmadığınız bir diyette başarısızlık kaçınılmazdır.


Şimdi size küçük bir test yapmak istiyorum. Lütfen aşağıdaki testi yanıtlayınız.


Hayatınızdaki diğer önemli olabilecek şeyleri fark etmeyecek kadar kilonuza takıntılı mısınız?

☐ Hayır ☐ Evet

İdeal kilonuzun altında olmanıza rağmen diyet yapma arzusunda mısınız?

☐ Hayır ☐ Evet

Aşırı yemek yediğiniz ve sonrasında kusarak veya ishal yapan ilaç kullanarak bunları çıkarmaya çalıştığınız oluyor mu? Geçmişte oldu mu?

☐ Hayır ☐ Evet

Hayatınızın bir döneminde veya farklı dönemlerinde çok ciddi besin alımı sınırlaması yaptınız mı?

☐ Hayır ☐ Evet

Düşüş kilolarda kalmak için aşırı egzersiz yapıyor musunuz, yaptığınız dönemler oldu mu?

☐ Hayır ☐ Evet


Eğer yukarıdaki sorulardan bir veya bir kaçına evet yanıtı verdiyseniz yeme bozukluğu hastalığınız olabilir. Bu durumda öncelikle bu konuda uzmanlaşmış bir sağlık uzmanından yardım almanız sağlığınız açısından doğru olacaktır.


5 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Arnavutköy’de bir barda akşamüstü oturmuş arkadaşlarımla sohbet ederken bir yandan da çevreyi gözlemlemekteyim. Bizim masamızda da, kulak misafirimi olduğum diğer masalarda da konuşmaların çoğunun içe

Bir çoğumuz yeme davranışımızın bilinçsizce yapılan bir davranış olduğunu düşünse de aslında yeme davranışımızı düşünerek ve bilinçli olarak oluştururuz. Bu nedenle yeme davranışımızı kontrol etmek de

‘Sapere Aude’ (Aklını kullanma cesaretini göster) Horatius Erich Fromm ‘ Sahip Olmak ya da Olmak’ isimli kitabında ‘Sahip olmak’ ve ‘olmak’ olgularını birbirine karşıt iki varoluş biçimi olarak tanıml

wpgif.gif